İş Müfettişleri Derneği

Ana Menü

Tema Seçimi:
Collapse

En İyi 5 Dosya

Makine Koruyucuları
(Rating: 121)
Makine koruyucuları ile ilgili bilgiler...
Soru bankası
(Rating: 117)
İlköğretim öğrencileri için bir güzel bir programı...
İŞ KANUNU
(Rating: 88)
İş Kanunu Tam Metin
Bilgisayarınızla İlgili Kısayol ipuçları
(Rating: 86)
Burada bilgisayarınızla ilgili kullanılabilecek ön...
Bilgisayar Hakkında Herşey
(Rating: 80)
Bilgisayar konusunda kısayollar ve bilmemiz gereke...
Collapse

Haftanın Makalesi

Toplum Sözleşmesi
"Toplum sözleşmesi" başlıklı 01 Ağustos 207 tarihinde Radikal Gazetesi yorum köşesinde ve daha genişletilmiş hali Türk-İş Dergisi Temmuz-Ekim 2007'de yayınlanan makale

Collapse

Rasgele Resim

Collapse

Son 2 Konu

Mesaj Gönderen Tarih Son Cevap
hakediş zandena 30/06/2009 Sercan 
geç ödeme zandena 02/07/2009 Sercan 
Collapse

Haberler

Teşekkür 02/07/2009
23:18:13
 Sayın Meslekdaşlarım,
       Asıl İşveren – Alt işverenlikle ilgili olarak Şubat ayından itibaren  5 ayrı ilde düzenlediğimiz Bölgesel Paneller serisini  sonlandırmış bulunuyoruz. Bu toplantılar, ilgi ve katılımı yüksek ve son derece bilgilendirici, verimli sonuçlara ulaşmamızı sağlamıştır.
       Bölgesel olarak yaptığımız panellerin bir diğer önemi ise, gittiğimiz illerin mülki yöneticileriyle tanıştık, İş mahkemeleri hakimleriyle görüş alış verişinde bulunduk, Baro, Tabipler odası, meslek odaları Başkan ve yöneticileriyle görüştük, Bu illerde İş Müfettişliğini ve İş Müfettişleri Derneğini anlatmaya ve tanıtmaya çalıştık,  
       İllerde bulunan Grup Başkanlıklarımızı ve Bölge Müdürlüklerini ziyaret ettik, sorunlarını dinledik...
 Haberin Devamı... Yorum Sayısı (0)
Bu Haberi Yazdır Bu Haberi Arkadaşına Gönder
Yasemin Güngör 23/06/2009
17:53:22
Derneğimiz üyelerinden Meslektaşımız Sayın Yasemin Güngör anneannesini yitirmiştir.
Kendisine ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz.

İş Müfettişleri Derneği
Yönetim Kurulu
 Haberin Devamı... Yorum Sayısı (4)
Bu Haberi Yazdır Bu Haberi Arkadaşına Gönder
Haber Arşivi - Haber Ara
Collapse

Dernek Yönetiminden

 Collapse Duyurular Alt İşverenlik Panelleri - Sonuç Bildirgesi 02/07/2009 - 23:29:54
 

ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN UYGULAMASI TOPLANTILARI

SONUÇ BİLDİRGESİ

 

            “İş Müfettişleri Derneği”nin, “Türk İş” ve “TİSK”in katkılarıyla düzenlemiş olduğu asıl işveren ve alt işveren uygulamaları konulu paneller serisi tamamlanmış bulunmaktadır. Yapılan paneller ve bu panellerde dile getirilen hususlar değerlendirilerek, aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır.

            Alt işverenlik uygulaması, 1936 tarihli ve 3008 sayılı “İş Kanunu”ndan bu yana yasal düzenlemelerde yer almakla birlikte, çalışma yaşamında önemli bir sorun olarak ortaya çıkması, görece yakın sayılabilecek bir dönemde gerçekleşmiştir. 1980’lerle birlikte uygulamaya geçirilen ekonomik politikaların bir sonucu olarak, işletmelerin artan yoğunlukta alt işverenlik kurumuna başvurmaları sonucunu doğurmuş, ancak bazı işletme ve işyerleri bu kurumu ekonomik ve teknolojik gereksinimlerinden çok işçilik maliyetlerinin düşürülmesi ve işçilerin bireysel ve toplu iş hukukundan kaynaklanan temel haklarını kısıtlamanın bir aracı olarak kullanmışlardır. Bu yaklaşımların sonucunda, sadece ekonominin ve onun vazgeçilmez işletmelerimizin bir ihtiyacı olarak değil, ucuz emek ve kuralsızlığın aracı olarak da alt işverenlik kurumuna başvurulduğu ve ne yazık ki bu sürecin son derece hızlı bir şekilde yaygınlaştığı görülmektedir.        Yasal düzenlemelere aykırılık oluşturan bu uygulamalar ve yaklaşımlar, gerek iş müfettişlerini, gerekse de yargı mercilerini, bitmez tükenmez bir şekilde meşgul etmektedir ve meşgul etmeye de devam edecektir.

Bu gelişmelerin bir sonucu olarak, alt işverenliğe yönelik olarak yapılması düşünülen düzenlemelerde, şüphesiz ki işletmelerin ve işyerlerinin gereksinimleri dikkate alınırken işçilik haklarına yönelik olabilecek istismarın önüne geçilmesi de hedeflenmelidir. Nitekim, 4857 sayılı Yasa’da, bu konuda yapılmış olan düzenlemelerin de asıl kaygısı, değinilmiş olan istismar olgusunun önüne geçilmesi olmuştur. Ancak, Yasa da yer alan düzenlemeler beklenen sonuçları verememiş, işçilerin, iş sözleşmelerinin feshinin ardından, uzun Yargı süreçleriyle karşı karşıya kalmalarının önüne geçilememiş, ayrıca arzulanan işçi-işveren arasındaki çalışma barışını da zedeleyici sonuçlar doğurmuştur. Bu süreçte, Tuzla tersanelerinde yaşananlar, alt işverenlik kurumunun istismarıyla, sadece işçilerin ekonomik haklarının değil, yaşam hakkının dahi tehdit edilebileceğini göstermiştir. Ne var ki, önce 5763 sayılı Yasa, ardından da “Alt İşverenlik Yönetmeliği” ile soruna radikal bir şekilde yaklaşılarak yeni düzenlemeler getirilmiş, ancak yaşanan tartışmalardan da görüldüğü üzere, yapılan yeni düzenlemeler, vurgulanan sorunların çözümü doğrultusunda bir berraklık sağlayamamıştır.

 

Tüm bu süreç içinde, gerek Mevzuatta yapılan değişiklikler, gerekse de Yargıtay’ın ulaştığı sonuçlar yoluyla alt işverenlik kurumunun sınırlanması doğrultusundaki yaklaşımlar hakim kılınırken, 5538 sayılı Yasayla, hizmet alım sözleşmeleri çerçevesinde, eşitlik ilkesiyle de bağdaşmayacak bir şekilde Kamu Kurumlarına ayrıcalık sağlanmak istenmesi, şüphesiz ki kabul edilebilir değildir.  

Ekonominin mevcut kuralları ve işleyişi dahilinde, alt işverenlik kurumuna genel olarak karşı olunması söz konusu olmayıp, şüphesiz ki, kimi durumlarda, işyerlerinin sürekliliği de, alt işverenlik kurumunun mevcudiyetini zorunlu kılmaktadır. Ancak, bu konuda, değinilmiş olan hususlardan da açığa çıktığı üzere, istismarın önüne geçilebilinmesi açısından gerekli düzenlemelerin yapılması da kaçınılmazdır. Bu düzenlemelerin yapılması, aynı zamanda sosyal hukuk devleti olmanın da bir gereği olup, bu yönde kamu veya özel kurum ayrımı yapılmasının kabul edilebilir bir yanı olamayacağı da şüphesizdir. Ancak, 5763 sayılı Yasa ve ardından “Alt İşverenlik Yönetmeliği” ile gerçekleştirilmiş olan düzenlemelerin, bu yaklaşımlarla uyumlu olamadığı ve haliyle de beklentilere yanıt veremediği görülmektedir. Temel hukuk tekniği açısından dahi sorunlar içeren bu düzenlemeler konusunda, muhakkak ki gerekli çalışmaların yapılması zorunludur. Bu konuda, alt işverenlik kurumuna yönelik olarak yapılacak düzenlemelerde, aşağıdaki hususların göz önüne alınması, hem çalışma yaşamının, hem de sosyal tarafların acil bir ihtiyacı olarak görünmektedir:

1.      Ekonomik ve teknolojik gelişmelerin işletmeler açısından gerekli kıldığı alt işverenlik kurumu düzenlenirken bu gereklilik yanında hayat seviyeleri yükseltilerek, korunup desteklenmesi gereken işçilerin, alt işverenlik kurumu aracılığıyla istismarının önüne geçilmesi zorunluluğu da her türlü tartışmanın dışındadır.

2.      Alt işverenlik kurumunun sınırlanmasına yönelik yapılacak düzenlemelerde, eşitlik ilkesine de aykırı olacak şekilde, kamu veya özel kuruluş ayrımı yapılmasının savunulur bir yanı bulunmamaktadır.

3.      Kamu kurumlarında, eşitlik ilkesine aykırı olacak şekilde lehlerine yapılmış düzenlemelerin dahi ötesine geçilerek, muvazaa veya kanuna karşı hile yoluyla alt işverenlik uygulamalarına başvurulması, kamu vicdanı açısından da kabul edilebilir değildir.

4.      Alt işverenlik kurumuna yönelik olarak “İş Kanunu”nda yapılacak olan düzenlemelerin, muhakkak ki bir bütünlük içermesi gerekmektedir. Çalışma yaşamının bu önemli kurumuna yönelik olarak yapılacak olan düzenlemelerin, işyeri tesciline yönelik bir sorunmuş gibi, Yasa’nın 3. maddesinde yer alması isabetli olmadığı gibi, içinden çıkılması zor sorunların gündeme gelmesine de neden olmaktadır. 5763 sayılı Yasayla getirilmiş olan düzenlemeler, mevcut sorunların çözümüne katkı sağlayacağına, bu süreci daha da karmaşıklaştırmıştır. Olması gereken açısından, düzenlemenin Yasa’nın 2. maddesine alınması önemlidir.

5.      “Alt İşverenlik Yönetmeliği”nde, esas olarak “Borçlar Hukuku”nun bir kurumu olan “muvazaa”nın tanımının yapılmış olunmasının, ölçülü bir yaklaşım olarak kabul görmesi mümkün gözükmemektedir. Yine, alt işverenlik kurumunun istismarına yönelik uygulamaların, sadece muvazaa kurumu aracılığıyla gerçekleşmediği, kimi zaman kanuna karşı hile, kimi zaman da doğrudan kanuna aykırılıkla karşılaşıldığı da bilinmektedir. Bu nedenle, düzenlemelerde yer alan kısıtlamaların, özel olarak muvazaa kurumu ile ilişkilendirilmesi de isabetli değildir. Ayrıca, Yönetmelikte yer alan çeşitli tanımlar ve kısıtlamalar, tutarlılık açısından sorunlara sahip olduğu gibi, gerek iş müfettişliği, gerekse de yargı uygulamalarının esnekliğini ve gelişimini engelleyecek niteliktedir.

6.      Asıl işveren-alt işveren arasında kurulmuş bir ilişkinin sonucunda, bu ilişkinin kapsamında bulunan işçilerin haklarının değerlendirilmesi ile sınırlı kalınmayarak, ilişkiyi meydana getiren sözleşmenin kuruluşunun veya geçersizliğinin İş Kanunuyla ilişkili olarak yayımlanmış bir yönetmelikle konu edinilmesi mümkün görülmemelidir. Bu konuda, işverenler arası ilişkinin, işçiden bağımsız bir şekilde, “İş Kanunu” kapsamında ve tescile ilişkin bir madde içinde düzenlenerek İş Kanunu ve uygulamasına dahil edilmesinin isabetli bir yaklaşım olmadığı belirtilmelidir.

7.      4857 sayılı İş Kanunu’nun 3.maddesiyle getirilen düzenleme ile 01.08.2009 tarihinden sonra Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak bildirimler İş Kanunu bakımından da geçerli sayılacağından kargaşaya neden olacaktır. 5510 sayılı Kanun ile getirilen yeni düzenleme nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunun 3. Maddesindeki düzenlemeler açısından uygulamada sorunlar yaşanacaktır.

Ayrıca, her iki Yasada alt işveren tanımları da birbirinden çok farklıdır ve bu tanımlar birbiriyle örtüşmemektedir. Alt işverenliğe ilişkin olarak her iki yasadaki farklı tanımlar, uygulamada karmaşa yaratmaktadır. Yukarıda belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Yasası ile 5510 sayılı Yasanın alt işverenlik tanımları ve işyeri bildirimlerine ilişkin düzenlemeleri yeniden gözden geçirilerek birbirlerine uyumlu hale getirilmesi yönünde gereken adımlar atılmalıdır.      

8.      Önce İş Müfettişliğinin, hemen ardından da Yargının yükünü önemli ölçüde arttıracak, ancak mevcut imkanlar gözetildiğinde sonuç açısından çok da ilerlenemeyecek olan bu yöndeki düzenlemelerin, yukarıda değinilmiş olan hususlar da göz önüne alınarak, sosyal taraflarla birlikte yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.

İŞ MÜFETTİŞLERİ DERNEĞİ 
YÖNETİM KURULU

 Collapse Duyurular Uluslararası Sosyal Haklar Sempozyumu 18/06/2009 - 21:48:30

Uluslararası Sosyal Haklar Sempozyumu (22-23 Ekim 2009)


      Aksum (Akdeniz Üniversitesi Sosyal Hizmetler, Eğitim, Araştırma ve Uygulama Merkezi ), Akdeniz Üniversitesi İİBF Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkiler Bölümü ile İş Müfettişleri Derneği'nin birlikte düzenlediği, Türk- İş, Türk Tabipler Birliği ve Mülkiyeliler Birliği Antalya Şubesinin desteklediği Uluslararası Sosyal Haklar Sempozyumu 22-23.Ekim.2009 tarihinde Antalya'da yapılacaktır.
     Sempozyumun amacı, özetle; disiplinler arası bir yaklaşımla, hukuki, felsefi, iktisadi, siyasi, sosyal politika, sosyolojik eksenlerden, sosyal haklar alanında çalışan Türkiye'den ve yurt dışından akademisyenleri bir araya getirerek, sosyal yurttaşlık haklarının temel hak ve özgürlükler ve insan hakları ile ilişkisini irdelemektir. Kurumsal açıdan ve uygulama bağlamında sosyal hakların işlevlerini ve küreselleşmenin sosyal yurttaşlık hakkları üzerindeki etkilerini değerlendirmek ve hak temelli olmayan "hayırseverlik" uygulamalarının; siyasal, hukuksal, toplumsal sonuçlarını tartışmaya açmaktır.
      İş Müfettişlerine duyurulur.


         İş Müfettişleri Derneği 
         Yönetim Kurulu Adına
         İlhan TUNCER
           

 
 Collapse Duyurular İş Müfettişlerini ve Kamuoyunu Bilgilendirme 18/11/2008 - 12:22:01

İŞ MÜFETTİŞLERİNİ ve KAMUOYUNU BİLGİLENDİRME

 
    Çalışma Genel Müdürlüğünce; “İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Taslağı”, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüklerinin Görev, Yetki, Sorumluluk, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Taslağı” ile “Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü İş Kontrol Memurları Yönetmelik Taslağı” düzenlenmiş ve gündeme taşınmıştır. 

    “İş Müfettişleri Derneği”nin, aşağıda belirtilen nedenlerle, yapılan bu düzenlemeleri kabul etmesi mümkün değildir.   
 
    “İş Kanunu”nun 91nci maddesi ile Devlet adına denetim yapma yetkisi “İş Müfettişleri”ne verilmiştir. “İş Teftişi” ise dayanağını 81 sayılı ILO sözleşmesinden almaktadır. Bilindiği üzere, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. İş kontrol memurluğunun oluşturulması ve yapılandırılması, anılan Yasanın 91nci maddenin değiştirilmesi, bu statüye atanacak memurlara Devlet adına(!) yetki verilmesi ( Tespit ve İnceleme! ), hem 81 sayılı Sözleşmeye, hem de  Anayasa’ya aykırıdır.
 
     Bu yönetmelik taslaklarıyla yapılmak istenen, aslında İş Teftişinin etkinliğini azaltmak ve yeni bir denetim birimi oluşturmaktır. 
   
      İş Teftiş Kurulu Başkanlığı; gerek İş Kanununun bütünlüğü, gerekse de denetimin tekliği ilkesini göz önüne alarak, kalıcı yeni bir denetim modeli oluşturulmasını sağlamalıdır. Geliştirilecek denetim modeli; işyerinde uyuşmazlık çıkmadan evvel sürece müdahale ederek çalışma barışının korunmasını sağlamak, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınmasını temin etmek ve esas olarak da sorunları işyerinde çözmek hedeflerine sahip olmalıdır. Özetle, “Önleme Odaklı Etkin Denetim” anlayışına geçilmelidir. Etkin ve önleme odaklı bir denetim için Kurul yeniden organize olmalı ve sistemli çalışma ilke edinilmelidir. Etkin bir denetimin, ancak kurumsal bir yapıyla sağlanabileceği şüphesizdir.
           
     Diğer bir sorun da “ İşte Çalışanların Sağlık ve Güvenliklerini İyileştirmeye Yönelik Tedbirler Alınmasına İlişkin 12 Haziran 1989 Tarih ve 89/391/EEC Sayılı Konsey Direktifi “ doğrultusunda çıkarılmak istenen “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı Taslağı”nda bulunmaktadır. Bu taslakla, 4857 sayılı İş Kanunun içi boşaltılarak, gerek İş Yasasının, gerekse de İş Teftişinin bütünlüğü yok edilmektedir. Aslında, hukuki açıdan pek çok sorun da içeren söz konusu taslak yerine, anılan direktifin ilgili hükümlerinin, yapılacak düzenlemeler sonucunda, 4857 sayılı “İş Yasası” ile bu Yasaya dayanılarak çıkarılmış olan Yönetmelikler (ve aynı zamanda çıkarılacak olan tüzük ve yönetmelikler) içinde yer alması önünde bir engel bulunmamaktadır. 
 
    SONUÇ OLARAK
    Bu güne kadar “İş Teftişi”nin bölünmesine yönelik yapılmış tüm düzenlemeler kaldırılmalı, yalnızca İş Müfettişi kimliği ön plana çıkarılmalı, denetim modeli ile ilgili çalışmalar da bu doğrultuda yapılmalıdır.
 
    Gücünü İş Müfettişlerinden almakta olan “İş Müfettişleri Derneği”, düzenlenen bu taslakların yasallaşmaması amacına yönelik olarak, İş Teftişinin bütünlüğünün korunması ve ilerletilmesi yönünde,  her türlü yasal mücadeleyi yürütecektir.
 
 
 
                                                                        İŞ MÜFETTİŞLERİ DERNEĞİ
                                                                             YÖNETİM KURULU

Üye Girişi

Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni Hatırla
Parolamı Unuttum?
Üye Olmak istiyorum
Collapse

Etkinlikler

Önceki Ay Tem 2009 Sonraki Ay
Pz Pt Sl Çr Pr Cm Ct
28 29 30 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1
Etkinlikler
Bu ay boyunca yapılacak yeni bir etkinlik yok
Collapse

T.C.M.B. Kurları

Kurlar Alış Satış
$ 1.535 1.5356
2.1394 2.1497
Diğer Kurlara Bak
Döviz Hesap Makinesi
Collapse

En İyi 5 Makale

iŞYERİ aÇILIŞ BİLDİRİMLERİ TEK KURUMA VERİLMELİ
İnsanlarımızın işyeri açılışı için farklı kurumlarla para ve zaman harcayarak muhatap olmaması için...

Risk Analizi ve Yöntemi
İşyerlerinde risk analizi ve yöntemleri.

ELLE TAŞIMA TEHLİKE KONTROL KAYDI
ELLE TAŞIMA İŞLERİNDE RİSK DEĞERLENDİRME ELLE TAŞIMA TEHLİKE KONTROL KAYDI

Gerçek Dost / Can Dündar
Dostlarımıza

Son bir 24 saatin olsa ne yapmak isterdin?
Son bir 24 saatin olsa ne yapmak isterdin?

Collapse

En Aktif Üyeler

Collapse

İstatistikler

Toplam Üye 753
Aktif Üyeler 0
Aktif Ziyaretçi 1
Bugün Tekil 13
Bugün Çoğul 14
Toplam 88.496
IP'niz | 38.103.63.59
Sitemizi giriş sayfanız yapın Sitemizi favorilerinize ekleyin Gizlilik MaxWebPortal   İş Müfettişleri Derneği MaxWebPortal.info Snitz Forums Başa Dön
Yüklenme Süresi 0,484sn